Daimi Diş Travması

Çocukların ön kesici daimi dişleri 6-7 yaş arası dönemde ağıza gelmeye başlamaktadır. Bu dönemde okulda koşturmaca, yakalamaca gibi oyunlar sonucu düşme, bisiklet kazaları sıklıkla yaşanabilmektedir. Daimi dişlerde süt dişileri gibi ağızdan fırlayarak çıkma durumu çok sık yaşanan bir durum değildir. Çene kemiklerinin sertleşmeye başlamasından dolayı gelen darbe sonucu genellikle diş kırılması veya sallanma, rotasyon ile karşılaşılmaktadır.

Darbe sonucu diş kırıldıysa kırılan parçanın büyüklüğü, sinirin açılıp açılmadığı gibi etkenler tedaviyi değiştirmektedir. Kırılan parça büyük ise parça bulunmalı, süt veya tükürük içinde saklanarak diş hekimine gidilmelidir. Kırık dişi kendi parçası ile restore etmek mümkündür. Kırılma sonucu sinir açığa çıktı ise dişin durumuna göre ampütasyon veya kanal tedavisi uygulanabilmektedir. Minimal kırılmalarda dişin ufalanan parçası yerine kompozit dolgularla restorasyon tamamlanabilmektedir.

Gelen darbe dişte sallanmaya, rotasyona, uzamaya veya gömülmeye sebep olduysa ilgili dişin sabitlenmesi için dişe eski pozisyonu verilerek ortodontik tel yardımıyla splint yapılıp sallanan diş sallanmayan dişlere 2 hafta süreyle bağlanmakta ve sallanan diş alt kesici dişlerden kuvvet almasın diye ısırma düzlemi yükseltilmektedir. İlgili dişin kök ucunun açık veya kapalı olması tedavinin devamını belirlemektedir.

Travma sonucu daimi dişin soketinden fırlayarak ağızdan uzaklaşması durumuna Avülsiyon denilmektedir. Avülse diş o an bulunmalı, kök ucuna temas edilmeden dişin ağız içinde görünen parçasından tutularak akan su veya serum fizyolojikte yıkanmalı hemen yerine yerleştirilip hızlıca diş hekimine gidilmelidir. Dişin sağlığının devamlılığı dişin ağız ortamı dışında geçirdiği süreye bağladır. Daimi diş çıktığı boşluğa yerleştirilemiyorsa süt veya tükürük içinde muhafaza edilerek hızlıca diş hekimine gidilmelidir. Diş hekimi dişi aynı pozisyonunda yerleştirmeye çalışarak splint tel ile diğer dişlere bağlayacaktır ve dişe kanal tedavisi yapılacaktır. Avülse olan dişin sıkı takibi ve röntgen kontrolleri çok önemlidir. 

Avülse olan diş akan suda köküne dokunulmadan yıkanıp sokete geri yerleştirilmelidir veya süt veya tükürükte korunarak 1 saat içinde diş hekimine gidilmelidir. Tedavinin başarı oranını ağız dışında, kontaminasyon içinde kalma süresi belirlemektedir.

Maalesef her avülsiyon vakası başarıya ulaşmamaktadır. Olası riskler; kökte içsel veya dışsal erime olması (external-internal rezorpsiyon), kökün kemikle kaynaşması (ankiloz) sonucu kuron parçasının düşmesi, apse sonucu gelişen enfeksiyonun iyileşmemesi… gibi olası riskler bulunmaktadır.

Travma gören bölge kesici dişler bölgesi ise 2-3 hafta süre ile sert besinlerin ön dişler kullanılarak tüketilmemesi önerilmektedir. Yara yerinin temiz tutulması için maksimum hijyen ve bakım önerilerine uyulması dişin başarı şansını arttırmaktadır.

Kırık parçanın bütünlüğü, çatlak olmaması ve kırık bölgesiyle uyumu dikkate alınarak kırılan parça tekrar dişe yapıştırılabilmektedir.